İstanbul’da Gezilecek Yerler, Yapılacak Aktiviteler

Türkiye’nin pek çok açıdan en önemli şehri olarak kabul edilen İstanbul için tam anlamıyla bir “dünya kenti” demek mümkün. Bugüne dek onu anlatmaya ne şiirlerin, ne şarkıların ne de filmlerin gücü yetmiş. Asya ve Avrupa kıtaları arasında tarihsel, ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan güçlü bağlantılar kuran bu çok özel şehir, Türkiye’nin en fazla yerli ve yabancı turist ağırlayan iki şehrinden birisi sayılıyor.

Tarih sahnesinde büyük imparatorluklara uzun yıllar boyunca başkentlik yapan İstanbul; boğazdan Kapalıçarşı’ya, Topkapı Sarayı’ndan Ayasofya’ya oldukça yoğun bir gezi programı vadediyor. Gezipero İstanbul Turu ile bu güzelliklere yerinde tanıklık edebilirsiniz.

İstanbul’da Gezilecek Yerler

Ayasofya Müzesi

Ayasofya Müzesi:  İstanbul’a Bizans döneminden kalan en önemli hatıralardan biri olarak kabul edilen Ayasofya, ilk zamanlar bir kilise olarak inşa edilmesine rağmen 1453’teki fetih sonrası Fatih Sultan Mehmet tarafından hemen camiye çevrildi.  Hatta ilk Cuma namazının da bu camide kılındığı biliniyor. 1935 senesine dek bu şekilde kullanılsa da müzeye dönüştürülme fikrine sıcak bakıldı. İnşa yılı Milattan Sonra 326 olan Ayasofya Kilisesi, bir deprem sonrası yıkıldı ve o dönem en baştan inşa edildi. Mimar Sinan döneminde bazı minareler eklendi ve kuvvetlendirme çalışmaları yapıldı. Gerek mimari yapısı ve süsleme sanatlarıyla; gerekse de içinde saklı efsaneleri ile Ayasofya Müzesi’nin o kendine has büyüsüne kapılmanızı tavsiye ederiz.

Galata Kulesi: Benzer yapılarla kıyaslandığında Galata Kulesi, dünyanın en eski kulelerinden biri olarak öne çıkıyor. 528 senesinde Bizans imparatoru Oilosuz’un emriyle yaptırılan kule, İstanbul’un en önemli sembolleri arasında yer alıyor. Galata Kulesi pek çok felaketle karşı karşıya kalıp ciddi hasarlar görse de 2. Mahmut döneminde toparlamayı başarmış. 1960’lı yılların sonuna doğru gerçek anlamda turizme kazandıran Galata Kulesi, konumu itibariyle harika bir manzara sunuyor. 70 metre uzunlundaki kulenin terasına çıkarak İstanbul manzarasının tadını çıkarabilir, buradaki restoranlarda yemek yiyebilirsiniz. Galata Kulesi’nin çevresi her daim canlı ve kalabalık olabiliyor. Kulenin dibinde yer alan mekânlarda çay içme keyfinden geri durmayın.

kapalı çarşı

Kapalıçarşı: İstanbul’da gezilecek yerler denildiği zaman akla gelen ilk yerlerden biri olan Kapalıçarşı, İstanbul gezinize önemli bir renk katacak. Sevdiklerinize özel hediyeler almadan dönmek istemiyorsanız yolunuz mutlaka Kapalıçarşı ile kesişmeleri. Çünkü Kapalıçarşı özellikle de turistler için İstanbul’da alışveriş yapmak adına her daim en doğru mekânlar arasında.Burada Sandal ve Cevahir olarak bilinen iki ayrı büyük bedesten bulunuyor. Sağlı sollu yüzlerce rengârenk dükkânın sıralandığını görebilirsiniz.Şifalı bitki çayları, lokumlar, sabunlar, magnetler, süslemeler, ahşap hediyelik eşyalar başta olmak üzere aradığınız her türlü ürünü bulabilirsiniz.Çarşının tarihi Bizans dönemine kadar gidiyor. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiği yıllarda Kapalıçarşı, “Çarşu-yı Kebir” olarak biliniyordu.

Belgrad Ormanı: İstanbul gerçek anlamda bir metropol şehri; ancak bu durum sizi yanıltmasın. Her şeye rağmen İstanbul’da hala sevdiklerinizle beraber nefes alabileceğiniz doğal mekânlar ve parklar mevcut. Şehrin en büyük ormanlık alanlarından biri olan Belgrad Ormanı’nda uzun yürüyüşler yapabilir, uygun mesire alanlarını piknik yapmak için değerlendirebilirsiniz. Belgrad Ormanları Çatalca Yarımadası’nın doğu bölümünde yer alıyor. Sarıyer’e ve Karadeniz kıyılarına yakınlığıyla dikkat çeken bu doğal alan, İstanbullular tarafından özellikle hafta sonları yoğun şekilde ziyaret ediliyor. 5.300 hektarlık alana yayılan ormanın 700 dönümlük bölümü halkın kullanımına açık. Belgrad Ormanı’na girmek için cüzi bir ücret ödemeniz yeterli.

Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii: İstanbul, camiler konusunda eşsiz bir örnek. Turizmin kalelerinden biri sayılan Sultanahmet Camii’ne burada ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sultanahmet Camii, bazı kaynaklarda “Mavi Cami” olarak da biliniyor. Bu benzetme, iç bölümde yer alan 22 bin civarındaki çinin mavi renkli olmasından kaynaklanıyor. 17. yüzyılın hemen başında 1. Ahmet tarafındaninşa edilen cami, şehrin hala 6 minareli tek camisi durumunda. Caminin Ayasofya gibi özel bir yerin tam karşısında olması da turizm açısından büyük bir şans olarak değerlendiriliyor. Özellikle Ramazan ayı boyunca cami ve çevresinde pek çok şenlik organize ediliyor. Gezinizi özellikle bu döneme denk getirirseniz Sultanahmet Camii ve meydanın coşkusu, sizi daha fazla etkileyecek.

Süleymaniye Camii: İstanbul’un bir diğer önemli camisi de şüphesiz ki Süleymaniye Camii. Burası da Mimar Sinan’ın şehre kazandırdığı enfes eserler arasında. 1551 senesinde yapımına başlanan cami, 6 yılın sonunda ibadete açıldı. Büyük külliyenin içinde medrese, hamam, kütüphane gibi bölümlere sahip. Fatih Sultan Mehmet sonrasında Osmanlı’da inşa edilen en büyük iki yapıdan birisi olan Süleymaniye Camii, aynı zamanda konumu itibariyle harika bir manzara ile karşı karşıya. Caminin bulunduğu alandan Haliç’i ve boğazı net şekilde görmek mümkün.  Özellikle yerli ve yabancı turistler Süleymaniye Camii’nin iç mimarisine özel bir ilgi gösteriyor. Bahçe bölümünde ise Kanuni’nin ve Hürrem Sultan’ın türbeleri yer alıyor.

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı: 700 bin metrekarelik dev bir alana 15. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen Topkapı Sarayı, çok uzun bir süre Osmanlı’nın idare merkezi olarak değerlendirildi. Birbirinin içine geçen 4 ayrı avludan meydana gelen Topkapı Sarayı, Türkiye’nin aynı zamanda ilk resmi müzesi olarak biliniyor. Hala ziyarete açık olan ve büyük ilgi gören saray toplamda 300 bin parçalık bir koleksiyona sahip. Bağdat Köşkü, Kutsal Emanetler gibi bölümler turistlerin favorisi durumunda. Topkapı Sarayı’nı tam anlamıyla tüm detayları es geçmeden gezmek istiyorsanız en az 3 saatinizi ayırmalısınız.

Dolmabahçe Sarayı: Yapımında Sultan Abdülmecit’in ön ayak olduğu Dolmabahçe Sarayı’nda, o dönemin en popüler mimarlarından biri olan Garabet Balyan’ın büyük bir emeği bulunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine tanıklık eden yapının mimarisinde geleneksel motiflerden yararlanıldı. Bunun yanında yer yer Barok tarzın yansımalarını yakalamak da mümkün. Yapımı tam 13 sene süren Dolmabahçe Sarayı’ndan bir dönem Mustafa Kemal Atatürk de aktif olarak yararlandı. Hatta günümüzde dahi pek çok resmi görüşmeye, bu özel mekân ev sahipliği yapıyor. Sarayı gezmek için güncel ziyaret saatlerini takip edebilirsiniz. Dilerseniz rehberli turlara katılarak saray hakkında daha kapsamlı bilgileri yerinde öğrenebilirsiniz. Gezipero İstanbul Turu kapsamında Dolmabahçe Sarayı’nı ziyaret etmek sizi oldukça heyecanlandıracak.

Yerebatan Sarnıcı

Yerebatan Sarnıcı: Yerebatan Sarnıcı, emin olun ki en az adı kadar ilginç ve gizemli bir yer. Yaklaşık 10 bin metrekarelik alana yayılan bölge, 532 senesinde inşa edildi. Dönemin Bizans imparatoru Justinianus’un emriyle yapılan Yerebatan Sarnıcı, müthiş bir depolama hacmine sahip. O yıllarda özellikle Büyük Saray’ın tüm su ihtiyacı Yerebatan Sarnıcı tarafından karşılanıyordu. Yerebatan Sarnıcı bir gezgin tarafından tesadüfen keşfedilmiş. Bugün Yerebatan Sarnıcı müze olarak kullanılmasının yanında; atmosferi itibariyle pek çok sanatsal etkinliğe ve organizasyona da ev sahipliği yapıyor. Halk arasında “Yerebatan Sarayı” ifadesi de sık sık kullanılıyor.

Adalar: İstanbul’un en keyif veren bölümlerinden biri olan Adalar, sizi şehrin stresinden ve gürültüsünden bir nebze uzaklaştıracak. Özellikle yaz aylarında büyük ilgi gören Adalar’a keyifli bir vapur yolculuğu yaparak kolayca ulaşabilirsiniz. Adalar olarak adlandırılan bölgede toplamda 9 ayrı ada bulunuyor. Heybeliada, Büyükada, Burgazada, genel anlamda biraz daha ön plana çıkıyor. Aziz Nikola Rum Ortodoks Kilisesi, Rum Yetimhanesi, Aya Yorgi Kilisesi, Fabiata Köşkü, Yalman Yalısı, Reşat Nuri Güntekin Evi, görebileceğiniz mekânlardan sadece bazıları.

İstiklal Caddesi

İstiklal Caddesi: Gezipero İstanbul Turu elbette İstiklal Caddesi olmadan olmaz! İstiklal Caddesi için “İstanbul’un kalbi” demek sanıyoruz ki abartılı olmaz. Uzun ve yoğun bir cadde olan İstiklal Caddesi, yapılabilecek pek çok aktivite vadediyor. İstiklal Caddesi’ni her daim kalabalık ve coşkulu bulmanız olası. Tarihi, Bizans dönemine dek giden cadde; pasajları, şık binaları, renkli mağazaları ve restoranları ile oldukça popüler. İstanbullular için popüler bir buluşma noktası olan bu çok özel caddenin popülerliği kolay kolay kaybolacak gibi görünmüyor.   

Gülhane Parkı: Geçmiş yıllarda sarayın aşağı bölümünü oluşturan Gülhane Parkı, uzunca bir süre bakımsız kaldı. 2003 senesinde ise yapılan düzenlemeler sayesinde bölge tam anlamıyla küllerinden yeniden doğdu. Bir gezinti ve dinlenme alanı olan Gülhane Parkı, İstanbulluların en sevdiği yerlerden biri. Gülhane Parkı’nın içinde “İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi” yer alıyor. Parkın hemen son bölümünde, sahile yakın kısımda yer alan Gotlar Sütünu ise 4. yüzyıldan miras kalmış bir anıt.

Haydarpaşa Garı: Nice ayrılığa ve nice kavuşmaya tanıklık etmiş ihtiyar bir gar: Haydarpaşa Garı. Oldukça özel bir mimariye sahip olan emektar mekân, özellikle fotoğraf meraklılarının her daim ilgisini çekiyor. Haydarpaşa’nın en önemli avantajı hemen deniz kıyısında yer alması. 1908 yılında inşa edilen gar, çinili iskelesi ve ihtişamlı görüntüsüyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Haydarpaşa Garı ne yazık ki yakın zaman önce büyük bir yangın felaketiyle karşı karşıya gelmişti; ancak neyse ki restorasyon çalışmaları hızlı bir şekilde tamamlanmıştı.  

İstanbul’da Yapılacak Aktiviteler

istanbul

Türkiye’nin kültür başkenti olan İstanbul’da 7’den 77’ye herkes için uygun bir aktivite bulunuyor. Bu başlık altında ne yazarsak yazalım, mutlaka bir şeyler eksik kalacak. Yine de İstanbul’a geldiğinizde keyif alabileceğiniz popüler aktiviteleri sizler için toparlamaya çalıştık. Gezipero İstanbul Turu ile bu aktivitelerin öznesi olabilirsiniz.

  • Eminönü veya Karaköy’de küçük bir mola verin ve denize karşı balık ekmek yiyin.
  • Meşhur Galata Kulesi’ne çıkarak tüm İstanbul manzarasını kucaklayın.
  • Taksim büfelerinde ıslak hamburger geleneğine dahil olun.
  • Onlarca aktivitesi bulunan İstanbul Tema Park’a gidin ve adeta çocuklar gibi eğlenin.
  • Pek çok iskeleden kalkan günlük vapur boğaz turlarına katılın.
  • Kapalı yerlerde vakit geçirmekten hoşlanmıyorsanız size Maçka Parkı’nı ve Moda Çay Bahçesi’ni öneriyoruz.
  • Sunay Akın’ın öncülük ettiği Oyuncak Müzesi ile özellikle çocukları mutlu edebilirsiniz.
  • İstanbul’un en meşhur sahili Moda Sahili’nde harika bir kahvaltı yaparak güne başlayabilirsiniz.
  • Restore edilmiş Rum evleriyle renklenen tarihi Balat sokaklarında gezintiye çıkabilirsiniz.
  • İhtişamlı görünümleriyle hayranlık duygusu uyandıran Haliç ve Marmara surlarının etrafında yürüyüşler yapın.
  • Eski tadı olmasa da Beyoğlu’nun klasikleşen barlarına uğrayabilirsiniz.
  • Adalar’a geldiğiniz zaman pek çok noktadan bisiklet kiralayabilir, trafiğin olmadığı alanlarda özgürce dolaşabilirsiniz.
  • Fotoğraf çekmek için şık bir mekan arıyorsanız Haydarpaşa Garı’nı hem içeriden hem de dışarıdan bol bol fotoğraflayabilirsiniz.
  •  Dan Brown’un romanlarına konu olan Yerebatan Sarnıcı’nın gizemli dünyasını keşfedebilirsiniz.
  • İstanbul’un emektar sahaflarına uğrayın, tozlu raflar arasında mutlaka ilginizi çekecek bir şeyler bulacaksınız.
  • Harika bir manzara sunan Pierre Loti’yi asla ihmal etmeyin. Sadece teleferik keyfini yaşamak için bile buraya gelmeye değer.

Yazar Hakkında Tüm Yazıları

Ezgi İbili

Yorum Bırak

Gerekli alanları doldurmanız yeterli.